Hz. Yûsuf (a.s)'ın Başından Geçen Sıkıntı


 

Hz. Yûsuf (a.s), çok çetin sıkıntılarla karşılaşıp, zorlu bir hayat geçirdi. Bazen kolaylık, bazen zorluk, bazen rahatlık, bazen sıkıntılı, bazen darlık, bazen de genişlik içerisinde dö­nüp durdu.

Bu büyük sıkıntı ve musibetlerin sonunda; Allah, ona, bol bir şekilde güç ve saygınlık ihsan etti. Çünkü hapisten çıkıp Mısır mülkünün başına geçmişti... (İşte geçirdiği bu sıkıntıla­rın karşılığı olarak) Allah, onu, Mısır ülkesinin hazinelerinin başına geçirmişti.

Her ülke ve beldeden insanlar, kıtlık sebebiyle Hz. Yû­suf un yanma gelmeye başladılar. Hz. Yûsuf a ihtiyaç duyan­lar içerisinde, kuraklıktan zarar gören kardeşleri de vardı... Kardeşleri de (diğer insanlar gibi) yiyecek almak için Hz. Yû­suf un yanına geldiler. Hz. Yûsuf, onları tanıdı. Fakat onlar, Hz. Yûsuf u tanımadılar... İşte Hz. Yûsuf un çektiği bütün bu sıkıntılar, onun, bu büyük ilahi lütfa ve ikrama ulaşmasına bir sebep teşkil etti.

Ariflerden bir zat bununla ilgili olarak der ki: "Nice ikram ve lütuflar, sıkıntılar içerisinde saklıdır."

"    Hz. Yûsuf (a.s)'m başında üç büyük sıkıntı geçmişti. Bun­lar, şunlardır:

Birincisi: Bu olay; kardeşlerinin, Hz. Yûsuf a kıskançlık gösterip ona tehlikeli bir tuzak hazırlayıp (ilk Önce) onu öl­dürmek isteyip sonra (bundan vazgeçerek) kuyunun içerisine atmakla yetindikleri sırada gerçekleşmişti...

Allah'ın yardımı ve rahmeti, Hz. Yûsuf a olmasaydı, Hz. Yûsuf, ölür giderdi.

ikincisi: Bu olay ise; Hz. Yûsuf'un daha çiçeği burnunda genç bir delikanlı iken Mısır Azizinin hanımının ona aşık olup onu kendisine çağırdığında (onun bu teklifi kabul etmemesi üzerine) kadının, Hz Yûsuf u kandırıp saptırmak için çeşitli hilelere başvurduğu sırada gerçekleşmişti...

Fakat Allah, Hz. Yûsuf u, kadının tuzağından korudu ve onu bu büyük hileden kurtardı... Yüce Allah bu konu ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

"Rabbi, Yûsuf'un (zindanın kadınların teklif ettiklerinden daha iyi olduğu ve onların hilesini kendisinden uzaklaştırmadığı takdirde onlara meyledip cahillerden olacağı şeklindeki) duasını kabul etti ve onların hilesini (Yûsuf'tan) uzaklaştırdı. Çünkü Allah(her şeyi) iyi işiten, pek iyi bilendir. [25]

Üçüncüsü: Bu olay ise; Hz. Yûsuf un çirkin bir iftira se­bebiyle haksız ve suçsuz yere zindana atılması ve orada yedi yıl kalmasıdır...

Mısır hükümdarı bir rüya görüp bununla zihnini meşgul etmeseydi, uzun yıllar daha zindanda kalırdı.

Yüce Allah bu konu ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

"(Rüyasını yorumlayıp zindandan kurtulan sucu başına; kendisinin suçsuz olduğunu hükümdara anlatmasını, belki bu yerden, zindandan çıkabileceğini söyledi.) Fakat şeytan (zin­dandan çıkan) o kişiye, (Yûsuf'u) efendisine anmayı unutturdu. Dolayısıyla (Yûsuf), 'birkaç yıl daha' zindanda kaldı. [26]

 

Hz. Yusuf'un Masumiyeti ile ilgili hatırlatma

 

"Peygamberlerin Masumiyeti" bahsinde, Yüce Allah'ın peygamberi Hz. Yûsuf (a.s)'in masumiyeti (günahsızlığı) ile ilgili on (10) madde aktarmıştık. Burada ise meşhur tefsirci Fahreddîn er-Râzî'nin bu konu ile ilgili önemli bir sözüne faz­ladan yer vereceğiz. Çünkü Fahreddîn er-Râzf nin bu sözü, bazı cahillerin iddiasının aksine Hz. Yûsuf un temiz olduğunu, günahsız olduğunu ve kadına meyletmeden uzak olduğunu göstermektedir...

Fahreddîn er-Râzî der ki:

"1. Yüce Allah, Hz. Yûsuf un suçsuz olduğuna şu sözüyle tanıklık etmektedir:

"İşte böylece Biz, kötülük ve fuhşu Yûsuf'tan uzaklaştır­mak için (delillenınizi ona gösterdik.) Çünkü o, ihlasa erdiril­miş kullarımızdandır. [27]

2. Azizin hanımının akrabalarından bir şahit, Hz. Yûsuf un suçsuz olduğuna tanıklık etmiştir. Yüce Allah bu konu ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

"Kadının akrabalarından biri şöyle şahitlik etti: Eğer Yû­suf'un gömleği öndenyırtümışsa,. " (Yûsuf: 12/26)

3.  Ellerini kesen kadınlar, Hz. Yûsuf un suçsuz olduğuna tanıklık etmişlerdir. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmakta­dır:

"(Kadınlar:) Haşa! Allah için biz ondan hiçbir kötülük görmedik' dediler." (Yûsuf: 12/51)

4. Azizin hanımı da, Hz. Yûsuf un suçsuz olduğuna şu sö­züyle tanıklık etmiştir:

"Azizin karısı da: 'Şimdi hak meydana çıktı. Ben onun nefsinden (murad almak) istemiştim. Şüphesiz o, doğru söy­leyenlerdendir' dedi" (Yûsuf: 12/51)

5.  Şeytan da, Hz. Yûsuf un suçsuz olduğuna şu sözüyle tanıklık etmiştir:

"iblis: 'Senin mutlak kudretine andolsun ki, onlardan 'ihlasa erdirilmiş kulların'[28] hariç, hepsini mutlaka azdıraca­ğım ' dedi. " (Sâd: 38/82-83)

Buna göre Hz. Yûsuf u kadına meyletmekle suçlayan kişi, hangi tarafı tutuyor? Allah'ın tarafını mı? Yoksa Şeytanın tara­fım mı? Hangi tarafı tutarsa tutsun, her iki taraf ta, Hz. Yû­suf un suçsuz olduğuna tanıklık etmektedir. Hangi halde olu­nursa olsun, Hz. Yûsuf un suçsuz olduğunu kabul etmekten başka bir yol yoktur. Çünkü Hz. Yûsuf (a.s), Azizin hanımına meyletmekten uzaktır.[29]