RECEP AYININ FAZİLET VE VAZİFELERİ
Recep ayı, mübarek üç ayların birinci ayıdır. Recep ayında iki mübarek gece vardır. Birincisi Recebin ilk Cuma gecesi olan Regaib gecesidir; diğeri de 27. gecesine rast gelen Miraç gecesidir.
Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz Recep ayı hakkında şöyle buyurmuştur:
“Muhakkak ki zaman, Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki dönmesi gibi dönmektedir. Sene on iki aydan oluşur. Bunlardan dördü haram aylardır. Haram aylardan üçü peş peşe gelmektedir. Bunlar: Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir. Diğeri ise Cemaziyelahir ile Şaban arasında olan Receb ayıdır.”[1]
Diğer bir hadislerinde Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Receb Allah'ın ayı; Şa'ban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır."[2]
Allahu Resûlü (s.a.v) Receb ayı girince şöyle dua ederdi:
"Allahım! Receb ve Şaban'ı bizim için hayırlı ve berektli yap ve bizi Ramazan'a ulaştır."[3]
Recebin de içinde bulunduğu haram aylar hakkında yüce Allah şöyle buyurmuştur:
“Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah’ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı oniki olup, bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu doğru hesaptır. O aylar içinde (Allah’ın koyduğu yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin…”[4]
Yüce Allah gökleri ve yeri yarattığından beri zamanın hesaplanan düzende aktığını bildirmektedir. Yüce Allah, gökteki güneş ve ay ile insanlara hesap öğretmiştir. Onların sabit ve düzenli herakekleri ile gece, gündüz ve mevsimler oluşmaktadır, seneler bilinmektedir, ibadet zamanları belirlenmektedir. Onlarda daha nice faydalar mevcuttur.
Bu aylara haram aylar denmesinin sebebi
Bu aylara neden haram aylar denildiği konusunda birçok görüş vardır. Kimilerine göre, bu ayların değerinin çok yüce olduğundan ve bu aylarda günah işlemenin, diğer aylara göre daha büyük günah olduğundan bunlara “Haram Aylar” demiştir.
Ali b. Ebi Talha, İbnu Abbas’tan (r.a) şu sözü rivayet etmiştir: “Allah dört ayı seçti ve o ayları haram kıldı. O ayların değerini yüceltti, o aylarda işlenen günahları daha büyük kötülük olarak kabul etti. O aylarda işlenen salih amellerin de mükâfatını daha büyük yaptı.“
Ka’ab (rah) diyor ki: “Allah zamanı yarattı. Zamanın içinden dördü O’na daha sevimli geldi ve onları haram kıldı.”
Bazıları, bu aylara “Haram Aylar” denmesinin sebebinin bu aylarda savaşmanın haram olmasından dolayı olduğunu ve cahiliyye devrinde de bunun böyle bilindiğini söylemişlerdir.
Bazıları ise İbrahim (a.s.) zamanında da böyle olmasından dolayı “Haram Aylar” denildiğini söylemişlerdir.
Kimileri de bu aylara “Haram Aylar” denme sebebinin, hac ve umre olduğunu bildirmişlerdir. Bu görüşte olanlara göre, Zilhicce ayının haram kılınması Hacc’ın bu ayda yapılmasından dolayıdır. Zilkade ayının haram kılınma sebebi Hac için yolculuğun bu ayda yapıldığı için, Muharrem ayının haram kılınma sebebi ise bu ayda Hac’dan geri dönüldüğü içindir. Böylece kişi hac için evinden ayrılıp, tekrar evine dönene kadar emin bir şekilde Haccını yapmış olur. Receb ayı ise, sene ortasında umre yapılması için haram kılınmıştır.
Receb ayının, Receb diye isimlendirilmesinin sebebi, bu ayın kıymetinin ve değerinin çok olmasından dolayıdır. Çünkü receb kelimesi, büyüklük, yücelik, ululuk manasını ifade eder.
Receb ayına "Şehrullah" da denir.
RECEB AYI İLE İLGİLİ HÜKÜMLER
Receb ayı ile ilgili bazı hüküm ve meseleler vardır. Bunları özetle anlatacağız.
Recep Ayında Namaz
Regaib Gecesi Namazı
Receb ayına mahsus bir namaz yoktur. Receb ayının ilk Cuma gecesi Regaib namazı kılmanın fazileti ile ilgili rivayet edilen şeyler sahih hadis kitaplarında mevcut değildir. Bu namaz hicri dördüncü yüzyıldan sonra çıkmıştır. Bu yüzden hicri dört yüzden önce yaşamış olan âlimlerin eserlerinde bu namaza ve onunla ilgili bir hükme rastlamak mümkün değildir.
Böyle mubarek gecelerde her gece tavsiye edilen nafile namazları kılmalıdır. Bunların başında teheccüt namazı gelir. En azı iki, en çoğu sekiz rekattır. Gecenin yarısından sonra imsak vaktine kadar kılınması daha faziletlidir. Yine bu gecelerde iki rekat tövbe namazı, iki rekat hacet namazı, dört rekat tesbih namazı kılınabilir. Ayrıca, kaza namazı olmayanlar istediği kadar nafile namaz kılabilir. Kaza namazı olanlar, bu maberek geceleri vesile edip kazaya kalmış namazlarını kılmalıdır. böylece, hem geceyi ihya etmiş, hem de borcunu ödemiş olur.
Bu geceleri ihya ve rahmet sebebi olacak amellerin başında tövbe, istiğfar, zikir, Kur'an kıraati, Resûlullah (s.a.v) Efendimize selavat okumak, dua, sadaka, tefekkür ve halini muhasebe gelmektedir.
Receb Ayında Oruç
Receb ayının tamamını oruçlu geçirmekle ilgili bir emir ve tavsiye yoktur; hatta tamamını oruçlu geçirmekten sakındıran hadisler de vardır.[5] Ancak nafile olarak tutulacak orucun sevabı büyüktür. Bu konuda şu hadisler rivayet edilmiştir:
"Cennette Receb isimli bir nehir vardır. Sütten daha beyaz ve baldan daha tatlıdır. Kim Receb ayında bir gün oruç tutarsa Allah (c.c) o kimseye bu nehirden su içirir."[6]
Resûlullah (s.a.v) Receb ayında tutulan orucun fazileti hakkında bir diğer hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:
"Kim Receb ayında bir gün oruç tutarsa, bir senelik oruç tutmuş sevabını alır. Yedi gün oruç tuttuğunda ise kendisine cehennemin yedi kapısı kapanır. Sekiz gün oruç tuttuğunda da cennetin sekiz kapısı ona açılır. On beş gün oruç tuttuğunda, semadan ona bir münadi, 'Geçmişte yaptığın bütün günahların bağışlandı. Kötülüklerin iyiliğe çevrildi. Haydi, yeni ameller işlemeye koyul' der. Kim bu ayda iyilik ve ihsanı artırırsa Allah da ona karşı ihsan ve nimetini artırır.
Nuh'un (a.s) gemisi Receb ayında yüzmeye başladı. Nuh (a.s) bu ayda oruç tuttu ve beraberindekilerinin de tutmasını emretti. Nuh'un (a.s) gemisi Muharremin onuna (Aşure gününe) kadar tam altı ay bu halde seyretmeye devam etti."[7]
Üç ayların tamamını oruçlu geçirmek tavsiye edilmemiştir. Ancak, Ramazan orucuna zarar vermeyecek şekilde, Rebep ve Şaban aylarının tamamında oruç tutulması yasak da değildir. Önceki salihlerden bazıları üç ayları oruçlu geçirmişlerdir. Fakat Allah Resûlü (s.a.v), Ramazan ayı hariç hiçbir ayın tamamını oruçlu geçirmemiştir. Bunu Ramazan ayının özelliğini göstermek için yapmıştır. Bir de kendisi Receb ve Şaban'da sürekli oruç tuttuğunda, ümmeti bütün bu oruçların farz olduğunu zanneder diye böyle yapmıştır.
Seleften İbnu Ömer (r.a), Hasan-ı Basri ve Ebu İshak es-Sebi (rah) üç ayların tamanını oruçlu geçirenlerdendir.
Usame b. Zeyd (r.a) de üç ayları tutuyordu. Resul-i Ekrem (s.a.v) ona,
“Şevval ayını oruçlu geçir!” buyurdu. Bundan sonra o, Recep ve Şaban'ı bırakıp ölene kadar Şevval ayını oruçlu geçirdi.[8]
Receb ayında sürekli oruç tutan bir topluluğun durumu Resul-i Ekrem'e (s.a.v) sorulunca, Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Onlar Şaban ayında neredeler?”[9]
Hz. Aişe'ye (r.anha) Receb ayında oruç tutmanın hükmünü sormuş, Hz. Aişe (r.ah) de, “Eğer oruç tutmak istiyorsan, Şaban ayında tut!” cevabını vermiştir.[10]
İbnu Abbas (r.a), Enes (r.a), Said b. Cübeyr (r.a), Yahya b. Said el-Ensari ve İmam Ahmed b. Hanbel (rah) Receb ayının tamamında oruç tutmayı mekruh görmüşlerdir. İbnu Ömer (r.a) ve İbnu Abbas (r.a) Receb ayında birkaç gün olsun orucu terk etmeyi güzel bulmuşlardır.
İmam-ı Şafii (r.a) önceki bir fetvasında, Ramazan'nın dışında herhangi bir ayın tamamında oruç tutmayı mekruh görmüş ve bu görüşüne Hz Aişe'nin (r.anha) rivayet ettiği şu hadisi delil göstermiştir:
“Ben Resul-i Ekrem’in (s.a.v) Ramazan ayı dışında her hangi bir ayın tamamını oruçlu geçirdiğini görmedim.”[11]
Recep ayında umre yapmak
Abdullah İbnu Ömer'den (r.a) rivayet edilen bir hadis şöyledir:
“Resul-i Ekrem (s.a.v) Recep ayında umre yaptı.”[12]
Hz. Ömer (r.a) ve başkaları Recep ayında umre yapmayı müstehap görmüşlerdir. İbnu Ömer (r.a) Hz. Aişe (r.ah), Selef-i Salihin de bu ayda umre yaparlardı.
Hac için ayrı, umre için ayrı gitmek ve umrenin de hac ayları dışında bir ayda yapılması en güzel olanıdır. Hz. Ömer (r.a), Hz. Osman (r.a) gibi sahabiler böyle söylemiştir.
Resul-i Ekrem'in (s.a.v) Recep ayı girdiğinde,
“Allahım! Receb’i ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır”[13] şeklinde yaptığı dua, insanın salih ameller işlemesi için faziletli vakitlere ulaşmayı dilemesinin müstehap olduğuna delildir. Çünkü müminin ömrünü ancak hayır işler feyizlendirir, tatlandırır. İnsanların en hayırlısı ömrü uzun, amelleri güzel olanıdır.
Recep ayı hayır ve bereket aylarının anahtarıdır. Ebu Bekir er-Rezzak el-Belhi (rah) şöyle der:
"Recep ayı tohum ekme, Şaban ayı sulama, Ramazan ayı da hasat ayıdır."
MİRAÇ GECESİ KILINACAK NAMAZ
Bu konuda rivayet edilen bir hadiste şöyle buyrulmuştur:
"Bu gecede, kim her iki rek'atta bir selâm vererek on iki rek'at namaz kılar, ardından yüz kere, 'Sübhânellah vel-hamdülillâh vela ilâhe illallahü vallahü ekber' zikrini söyler, yüz kere istiğfarda bulunur, Resûlullah'a (s.a.v) yüz defa salavat getirir, sonra kendisi, dünyası ve ahireti için duada bulunur ve oruçlu olarak sabahlarsa Allah (c.c) onun duasını kabul eder."[14]
[1] Buhari, Nr. 1741, 5520; Müslim, Nr. 1679; Ebu Davud, Nr. 1947.
[2] Suyuti, el-Camiu's-Sağır, nr. 4411; Ali el-Muttaki, Kenzu'l-Ummal, nr. 35164.
[3] Beyhaki, Şuabu'l-İman, nr. 3815; Heysemi, ez-Zevaid, 3/140.
[4] Tevbe, 9/36.
[5] Bk. İbnu Mace, Sıyam, 43; Beyhaki, Şuabu'l-İman, nr. 3814; Suyuti, ed-Dürrü'l-Mensur, 4/186.
[6] Beyhaki, Şuabu'l-İman, nr. 3800.
[7] Tabarani, el-Kebir, nr. 5538; Beyhaki, Şuabu'l-İman, nr. 3801; Suyuti, ed-Dürrü'l-Mensur, 4/185; Heysemi, ez-Zevaid, 3/188.
[8] İbnu Mace, Sıyam, 43 (Nr. 1744.)
[9] Abdürrezzak, Musannef, 4/292, Nr. 7858.
[10] Tehzib el-Kemal, 2/327.
[11] Müslim, Sıyam, Nr. 1156.
[12] Ahmed, Müsned, 2/73; İbnu Mace, Menasik, Nr. 2998.
[13] Ahmed, Müsned, 1/259; Heysemi, Mecmauz-Zevaid, 2/165.
[14] Beyhaki, Şuabu'l-İman, nr. 3812; Suyuti, ed-Dürrü'l-Mensur, 4/186.